Mekanlar

06.05.2013 - 8:00 | Lokantalar - Tüm mekanlar

İsteyene sucuk ızgara, isteyene et döner!

  • İsteyene sucuk ızgara, isteyene et döner! #1

    İkbal’in kurucusu Salim Usta, yemek sanatını 1900’lü yılların başında Yıldız Sarayı’nda aşçı yardımcılığı yaptığı sıralarda öğrenmiştir. 1922’de kardeşleriyle beraber memleketi Afyon’da “Zümrüt” adıyla küçük bir lokanta açarak kendi işini kurmuştur. Dışarıda yeme alışkanlığının pek olmadığı; hatta ayıp karşılandığı bu dönemlerde Salim Usta’nın yemeklerinin şöhreti, her geçen gün daha da artmaya başlamıştır.


  • İsteyene sucuk ızgara, isteyene et döner! #2

    Haber salınır. Salim Usta, Atatürk’ün yemeği için hazırlıklara fevkalade özenle girişir ve ortaya büyük bir itinayla hazırlanmış, gösterişli bir menü çıkarır. Yemeği ve sofrayı çok beğenen Atatürk, Salim Usta’yı çağırır, hikâyesini öğrenir ve lokantasının adını sorar. “Sen böyle gidersen bahtın çok açık olur. Lokantanın adını da bahtı açık anlamına gelen İKBAL olarak değiştir” der. Paşa Afyon’dan ayrılmadan İKBAL tabelası çoktan yerine takılmıştır.


  • İsteyene sucuk ızgara, isteyene et döner! #3

    1922 yılında yolculuğuna başlayan, 1934 yılında Atatürk’ün önerisiyle adını değiştiren “İkbal”, bugün Türkiye’nin en köklü ve en güvenilir et ve et ürünleri markalarının başında geliyor. Geçen zaman içerisinde İkbal markası sadece lokanta ile de sınırlı kalmamış. Dinlenme tesisleri, perakende et ürünleri, şekerleme ürünleri ve termal otel yatırımlarını da zincire eklemiş.

    1989 yılında Afyon-İzmir karayolunda dinlenme tesislerini hizmete açan, 1990’lı yılların başında da başta sucuk ve pastırma olmak üzere geleneksel tada sadık kalarak et üretim tesislerini kuran İkbal, 2000’li yılların başında ise yeni bir atak başlatarak büyük kentlere taşınmış ve Türkiye’nin en büyük yerli restoran zinciri haline geldiği bir döneme girmiş.


İkbal’in kurucusu Salim Usta, yemek sanatını 1900’lü yılların başında Yıldız Sarayı’nda aşçı yardımcılığı yaptığı sıralarda öğrenmiştir. 1922’de kardeşleriyle beraber memleketi Afyon’da “Zümrüt” adıyla küçük bir lokanta açarak kendi işini kurmuştur. Dışarıda yeme alışkanlığının pek olmadığı; hatta ayıp karşılandığı bu dönemlerde Salim Usta’nın yemeklerinin şöhreti, her geçen gün daha da artmaya başlamıştır.

Haber salınır. Salim Usta, Atatürk’ün yemeği için hazırlıklara fevkalade özenle girişir ve ortaya büyük bir itinayla hazırlanmış, gösterişli bir menü çıkarır. Yemeği ve sofrayı çok beğenen Atatürk, Salim Usta’yı çağırır, hikâyesini öğrenir ve lokantasının adını sorar. “Sen böyle gidersen bahtın çok açık olur. Lokantanın adını da bahtı açık anlamına gelen İKBAL olarak değiştir” der. Paşa Afyon’dan ayrılmadan İKBAL tabelası çoktan yerine takılmıştır.

1922 yılında yolculuğuna başlayan, 1934 yılında Atatürk’ün önerisiyle adını değiştiren “İkbal”, bugün Türkiye’nin en köklü ve en güvenilir et ve et ürünleri markalarının başında geliyor. Geçen zaman içerisinde İkbal markası sadece lokanta ile de sınırlı kalmamış. Dinlenme tesisleri, perakende et ürünleri, şekerleme ürünleri ve termal otel yatırımlarını da zincire eklemiş.

1989 yılında Afyon-İzmir karayolunda dinlenme tesislerini hizmete açan, 1990’lı yılların başında da başta sucuk ve pastırma olmak üzere geleneksel tada sadık kalarak et üretim tesislerini kuran İkbal, 2000’li yılların başında ise yeni bir atak başlatarak büyük kentlere taşınmış ve Türkiye’nin en büyük yerli restoran zinciri haline geldiği bir döneme girmiş.

tarafından girilen tüm mekanlar Lokantalar kategorisindeki tüm mekanlar
9966 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
sucuk ızgara, ikbal, et döner

Kategoriler

Yeni Mekanlar

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter